Beytepe Escort

PLATİN ÜYELER

VIP ÜYELER

GOLD ÜYELER


Beytepe Escort

O gece Ankara’nın Beytepe semtinde, üniversite kampüsünün hemen kenarındaki o dar sokakta yürürken aklımda tek bir şey vardı: Beytepe Escort aramak. Telefonumdaki ilanlardan birini açmış, “Escort Beytepe” yazan başlığın altına bakıp bakıp silmiştim. Nihayet karar verdim ve aradım. Karşımdaki ses boğuk, biraz da yorgun ama netti. Adres verdi, saat verdi. “Gel,” dedi. Ben de gittim.

Kapıyı açtığında ilk gördüğüm şey uzun bacakları ve incecik belini saran o siyah dantel elbiseydi. Beytepe Escort ilanında yazan her şey gerçekmiş gibi duruyordu. Escort Beytepe diye aratınca çıkan o fotoğraflardaki kadın şimdi karşımdaydı. Saçları omzuna dökülmüş, dudakları parlak kırmızı, gözleri ise beni baştan aşağı süzüyordu. “İçeri gel,” dedi kısaca. Ben de girdim.

Daire küçük ama temizdi. Salonun ortasında geniş bir kanepe, yan tarafta açık mutfak, koridorun sonunda da yatak odası. Kapıyı kapatır kapatmaz üzerime yürüdü. Ellerini boynuma doladı, dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Öpüşümüz sert ve aceleciydi. Dili ağzıma girdi, dişlerimi hafifçe ısırdı. Ben de belini kavradım, elbiseyi yukarı çektim. Altında hiçbir şey yoktu. Kalçaları çıplak, sıcak ve pürüzsüzdü. Parmaklarımı arasına kaydırdım, ıslaktı zaten. “Acelem yok,” dedim ama yalan söylüyordum. İçimde bir şey kıpırdanıyordu.

Onu kanepeye doğru ittim. Otururken bacaklarını açtı, beni bekledi. Dizlerimin üzerine çöktüm. Dilimle önce iç bacaklarını yaladım, sonra yavaşça yukarı çıktım. Klitorisine ulaştığımda hafifçe inledi. Parmaklarımı içine soktum, iki parmak birden. Islaklığı avucuma aktı. Dilimle emmeye başladım, o da kalçalarını kaldırıp yüzüme bastırdı. “Daha sert,” diye fısıldadı. Ben de sertleştirdim. Parmaklarımı hızlı hızlı hareket ettirirken dilimle klitorisini emiyordum. Birkaç dakika içinde bacakları titremeye başladı. Boşalırken iniltisi yüksek çıktı, bedeni kasıldı, sonra gevşedi.

Henüz bitmemiştim. Ayağa kalktım, pantolonumu indirdim. Sertleşmiş sikimi eline tutuşturdum. O da oturduğu yerden eğilip ağzına aldı. Dudakları sıcak ve ıslaktı. Başını ileri geri hareket ettirirken dilini alt tarafından kaydırıyordu. Boğazına kadar aldı, gözleri yaşardı ama bırakmadı. Saçlarını tuttum, yavaşça boğazına doğru ittim. O da kabul etti. Tükürüğü çenesinden akıyordu. Bir süre böyle devam ettik. Sonra ayağa kalktı, elbiseyi tamamen çıkardı. Çıplak bedeni loş ışıkta parlıyordu. Memeleri orta boy, uçları koyu pembe ve dikilmişti. Ellerimle kavradım, parmaklarımla uçlarını sıkıştırdım. O da inledi.

Yatak odasına geçtik. Yatağa uzandı, bacaklarını açtı. Üzerine çıktım. Sikimi amının girişine dayadım, yavaşça içeri soktum. Sıcak ve daracıktı. Tamamen girdiğimde ikimiz de nefesimizi tuttuk. Sonra hareket etmeye başladım. Yavaş yavaş, derin derin. Her girişte kalçaları yatağa vuruyordu. Ellerini başının üstüne uzattı, ben de bileklerini tuttum. Daha hızlı pompalamaya başladım. Amı her seferinde sikimi sıkıyordu. “Sert sik,” dedi. Ben de sertleştirdim. Yatağın gıcırtısı, tenimizin şapırtısı, onun iniltileri birbirine karıştı.

Pozisyon değiştirdik. Dizleri üzerine çöktü, ben arkadan girdim. Kalçalarını kavradım, sertçe çektim. Her vuruşta memeleri sallanıyordu. Bir elimi uzatıp klitorisini ovuşturdum. O da inlemeye devam etti. “Daha derine,” diye bağırdı. Ben de daha derine indim. Sikimin ucu rahmine çarpıyordu sanki. Bir süre böyle devam ettik. Sonra onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını omuzlarıma aldım. Bu pozisyonda daha derine giriyordum. Yüzü kızarmış, saçları dağılmış, gözleri yarı kapalıydı. “Boşalacağım,” dedi. Ben de hızlandım. Amı kasılmaya başladı, sikimi sıkıyordu. O boşalırken ben de dayanamadım. Sikimi çektim, karın boşluğuna doğru boşaldım. Sıcak spermler göbeğine, göğüslerine aktı.

Biraz nefeslendik. Ama bitmemiştik. Duşa girdik. Sıcak suyun altında birbirimizi yıkadık. Ellerim vücudunda gezerken o da sikimi tekrar sertleştirdi. Duvarın önünde eğildi, ben arkadan girdim. Su akarken tenimiz kaygandı. Her vuruşta su sıçrıyordu. Ellerini duvara dayadı, ben belini tuttum. Bu sefer daha yavaş, daha derin. Bir elimi öne uzatıp memelerini sıktım. O da inledi. Duştan çıkmadan önce tekrar boşaldı, bacakları titredi.

Yatağa döndük. Bu sefer o üstüme çıktı. Sikimi eliyle tutup yavaşça üzerine oturdu. İçine alınca gözlerini kapattı, bir an durdu. Sonra kalçalarını hareket ettirmeye başladı. Yukarı aşağı, yavaş yavaş. Memeleri yüzüme sallanıyordu. Ellerimle kavradım, uçlarını emdim. O hızlandı. Amı sikimi yutuyor, bırakıyordu. Terlemeye başlamıştık. “Sertçe otur,” dedim. O da oturdu, kalçalarını hızla aşağı indirdi. Her seferinde sikimin tamamını alıyordu. Bir süre sonra tekrar kasıldı, boşaldı. Ben de dayanamayıp içine boşaldım bu sefer. Sıcak spermler amından dışarı sızdı, bacaklarına aktı.

Gece boyunca ara vermeden devam ettik. Bazen yavaş, bazen sert. Bazen sadece öpüşerek, dokunarak. Ellerim her yerinde gezindi. Amını parmakladım, götünü avuçladım, memelerini emdim. O da sikimi emdi, yaladı, boğazına kadar aldı. Bir ara onu yüzüstü yatırdım, bacaklarını ayırdım. Dilimle amından götüne kadar yaladım. O inledi, kalçalarını kaldırdı. Parmaklarımı götüne soktum, yavaşça. O da kabul etti. Sonra sikimi oraya dayadım. Yavaşça, dikkatlice girdim. Daracıktı, sıcak ve sıkı. Tamamen girdiğimde ikimiz de nefesimizi tuttuk. Sonra hareket etmeye başladım. Yavaş yavaş. O da inliyordu, bazen acıdan bazen zevkten. Bir elimi öne uzatıp klitorisini ovuşturdum. Birlikte boşaldık.

Sabaha karşı yorgun düştük. O benim göğsüme yaslanmış, nefes alıyordu. Ellerim saçlarındaydı. Konuşmadık. Sadece tenimiz birbirine değiyordu. Bir süre sonra tekrar sertleştim. O fark etti, elini uzatıp sikimi kavradı. Yavaşça okşadı. Sonra ağzına aldı, yaladı. Ben de onu sırtüstü yatırdım, bacaklarını açtım. Bu sefer daha yavaş, daha uzun sürdük. Her hareketi hissetmek istiyordum. Amının ıslaklığı, sıcaklığı, sıkılığı. Onun iniltileri, nefes alışları. Boşalırken ismimi fısıldadı. Ben de içine boşaldım.

Gün ağarırken uyuduk. Uyandığımda o mutfaktaydı, çıplak. Kahve yapıyordu. Yanına gittim, arkadan sarıldım. Ellerim memelerine gitti, uçlarını sıkıştırdım. O da gülümsedi, arkaya yaslandı. Sikim beline değiyordu, sertleşmişti yine. “Bir daha mı?” diye sordu. Ben de evet dedim. Mutfak tezgahına yaslandı, bacaklarını açtı. Ben arkadan girdim. Ayaktaydık. Her vuruşta tezgah sarsılıyordu. Ellerim belinde, kalçalarım ona çarpıyordu. O inliyordu, ben de. Birlikte boşaldık.

Sonra duşa girdik yine. Bu sefer daha uzun sürdük. Su altında birbirimizi yaladık, emdik, sikti. O dizlerinin üzerine çöktü, sikimi ağzına aldı. Ben de saçlarını tuttum, boğazına kadar ittim. Tükürüğü aktı, gözleri yaşardı ama bırakmadı. Sonra ayağa kalktı, duvara yaslandı. Ben dizlerimin üzerine çöktüm, amını yaladım. Dilimle klitorisini emdim, parmaklarımı içine soktum. O boşalırken bacakları titredi, neredeyse düşüyordu. Ben de tuttum.

Öğlene doğru tekrar yatağa geçtik. Bu sefer daha yavaş, daha duygusal. Öpüşerek, dokunarak. Ellerim her yerinde gezindi. Onun teninin kokusu, terinin tuzu, amının tadı. Her şeyi hatırlıyorum. Sikimi içine alırken gözlerime baktı. Yavaş yavaş hareket ettik. Saatlerce sürdü sanki. Boşalırken birbirimize sarıldık.

Akşama doğru ayrılma vakti geldi. Giyindik. Kapıda öpüştük. “Tekrar gel,” dedi. Ben de başımı salladım. Dışarı çıktığımda hava serindi. Beytepe’nin sokakları kalabalıktı yine. Ama aklımda sadece o vardı. O gece, o daire, o beden. Her detayı.

Ertesi gün yine aradım. Yine gittim. Bu sefer daha uzun kaldım. İki gece üst üste. Her seferinde farklı bir şey denedik. Bir keresinde onu bağladım. Bileklerini yatağın başlığına. Gözlerini bağladım. Sonra yavaş yavaş dokundum. Tüy ile, buz ile, dilimle. O inliyordu, kıvranıyordu. Sonra siktim. Sertçe. Bağlıyken boşaldı, bağırdı. Ben de içine boşaldım.

Başka bir gece rol yaptık. O öğrenciyi oynadı, ben hocayı. Üniversite kampüsünün hemen yanındaki o dairede. “Ders çalışacağız,” dedik ama ders filan yoktu. Onu masaya yatırdım, eteklerini kaldırdım. Altında külot yoktu. Amını yaladım, sonra siktim. Masada, ayakta, yerde. Her yerde.

Bir keresinde aynanın karşısında yaptık. O eğilmiş, ben arkadan. Aynada her şeyi görüyorduk. Sikimin girip çıkışını, onun yüzünün ifadesini, memelerinin sallanışını. Daha da tahrik olduk. Saatlerce sürdürdük.

Bazen sadece konuştuk. Hayatından bahsetti, ben de kendimden. Ama çoğu zaman konuşmaya gerek yoktu. Tenimiz konuşuyordu. Onun amının sıcaklığı, sikimin sertliği, nefeslerimizin birbirine karışması.

Haftalar geçti. Her fırsatta oraya gittim. Beytepe’nin o sakin sokakları artık bana farklı geliyordu. Her dönüşümde aklımda o vardı. O dantel elbise, o kırmızı dudaklar, o ıslak am. Her detayı ezberlemiştim.

Bir gece özellikle uzun sürdü. Akşamdan sabaha kadar ara vermeden. Yedi sekiz kez boşaldık. Vücudumuz ter içinde, yorgun ama doymamış. Sonunda yatağa yığıldık. O benim göğsüme yaslandı. “Bu kadar iyi olacağını düşünmemiştim,” dedi. Ben de aynı şeyi düşünüyordum.

Sabah yine mutfakta başladık. Kahve bile soğumadan üzerime çıktı. Sikimi içine aldı, yavaş yavaş oturdu. Pencereden dışarı bakıyorduk. İnsanlar yürüyordu, arabalar geçiyordu. Bizse içeride, çıplak, sikişiyorduk. O hızlandı, ben de kalçalarımı kaldırdım. Birlikte boşaldık. Spermler amından aktı, sandalyeye damladı.

Sonra duş, sonra yatak, sonra tekrar kanepede. Her yerde izimiz vardı. Yastıklar dağılmış, çarşaflar ıslak, yerde kıyafetler. O daire artık bizim gizli yerimiz gibiydi.

Bir keresinde arkadaşını da getirdi. İki kadın. Ben ortadaydım. Biri amımı yalıyor, diğeri sikimi emiyordu. Sonra ben birini sikerken diğeri öpüyordu. Pozisyonlar değişti, bedenler birbirine karıştı. Gece boyunca üçümüz. İnlemeler, şapırtılar, boşalmalar. Sabaha karşı yorgun düştük. İkisi de yanıma uzandı. Ellerim ikisinin de vücudundaydı.

O günden sonra bazen yalnız, bazen arkadaşlı. Ama hep aynı daire. Hep aynı sokak. Beytepe’nin o köşesi.

Şimdi bile hatırlıyorum. O ilk geceki kapıyı açışını, o ilk öpüşmeyi, o ilk girişi. Amının sıkılığı, iniltisinin tonu, boşalırkenki yüz ifadesi. Her şey net.

Bazen rüyamda görüyorum. Yine o dairedeyiz. Yine çıplağız. Yine sikişiyoruz. Uyandığımda sikim sert oluyor. Telefonu elime alıyorum. Numarayı arıyorum. “Gel,” diyor yine. Ben de gidiyorum.

Yolda yürürken aklımdan geçenler hep aynı. Kapıyı çalacağım, o açacak. Elbiseyi çıkaracak. Bana doğru yürüycek. Öpüşeceğiz. Sonra yatağa. Sonra her şey.

Ve her seferinde daha iyi oluyor. Daha uzun, daha sert, daha ıslak. Vücudumuz birbirini ezberlemiş gibi. Ben nereye dokunacağımı, o nasıl inleyeceğini biliyor.

Bir gece özellikle hatırlıyorum. Yağmur yağıyordu. Islanmıştım. Kapıyı açtığında gülümsedi. “Islanmışsın,” dedi. Ben de evet dedim. Hemen soyundu, beni de soydı. Duşa soktu. Sıcak suyun altında öpüştük. Ellerim kalçalarındaydı, onunki sikimde. Sonra duvardan tutundum, o diz çöktü. Sikimi ağzına aldı, yaladı, emdi. Su akarken tükürüğü karıştı. Sonra ayağa kalktı, bacaklarını açtı. Ben diz çöktüm, amını yaladım. Dilimle her yerini. Klitorisini emdim, içine dilimi soktum. O inliyordu, saçlarımı tutuyordu. Boşalırken bacakları titredi.

Sonra yatağa. Bu sefer yüz yüze. Bacakları omuzlarımda. Yavaş yavaş girdim. Göz göze. Her hareketi hissediyorduk. Saatlerce sürdürdük. Ara sıra durduk, öpüştük, sonra devam. Boşalırken birbirimizi sıkıca tuttuk.